Hemen şimdi ücretsiz üye olabilirsiniz !!

Vecizeler

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kadir gecemiz mübarek olsun

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Rahmân, Rahîm olan Allah’ın ismiyle.


1- Şüphe yok ki biz onu (o Kur’ân’ı), Kadir Gecesinde indirdik.


2- Kadir Gecesinin ne olduğunu (onun kıymetini) sana ne bildirdi? 


3- Kadir Gecesi, bin aydan daha hayırlıdır.


4- Melekler ve Ruh (Cebrâîl), onda (o gecede) Rablerinin izniyle her bir iş için peyderpey iner(ler). 


5- O (gece), fecrin doğuşuna (gün ağarana) kadar selâmettir.

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Şu mübârek şehr-i Ramazan, Leyle-i Kadr’i ihâta ettiği için, kendisi de ömür içinde bir Leyle-i Kadir’dir ki, muvaffak olanın ömrüne bin ömür katar. Dakikası bir gündür. Saati iki ay, günü birkaç sene hükmünde bir ömr-ü bâkîdir.

(Barla Lâhikası, s, 103)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ramazân-ı Şerîf, bu fânî dünyada, fânî ömür içinde ve kısa bir hayatta, bâkî bir ömür ve uzun bir hayat-ı bâkiyeyi tazammun eder, kazandırır.

(Mektubât-2, s, 26)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“Yârân istersen Kur’ân yeter.”

(Mektûbat-1, s, 214)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

(O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu göstermek ve hidâyet ile furkandan (hak ile bâtılı ayıran hükümlerden) apaçık deliller olmak üzere, Kur’ân onda indirilmiştir.

(Sûre-i Bakara, 185)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ramazân-ı Şerîf’deki oruc, hakîkî ve hâlis, azametli ve umûmî bir şükrün anahtarıdır.

(Mektûbat-2, s, 20)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Padişahtan tâ en fukarâya kadar herkes, Ramazân-ı Şerîf’de o ni‘metlerin kıymetlerini anlamakla bir şükr-ü manevîye mazhar olur.

(Mektûbat-2, s, 20)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bir tek Ramazan, seksen sene bir ömür semerâtını kazandırabilir.

(Mektûbat-2, s, 26)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ramazân-ı Şerîf’de sevâb-ı amâl, bire bindir.

(Mektûbat-2, s, 25)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Beşerin musibetini ikileştiren sabırsızlığın ve tahammülsüzlüğün ilacı oruçdur.

(Mektûbat-2, s, 28)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecizze

İftâr vaktinde o kuru ekmek, bir mü’minin nazarında çok kıymetdar bir ni‘met-i İlâhiye olduğuna kuvve-i zâikası şehâdet eder.

(Mektûbat-2, s, 20)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ramazân-ı Şerîf’deki oruc, doğrudan doğruya nefsin firavunluk cebhesine darbe vurur, kırar. Aczini, zaafını, fakrını gösterir. Abd olduğunu bildirir.

(Mektûbat-2, s, 29)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ramazân-ı Şerîf’de en zenginden en fakire kadar herkesin nefsi anlar ki, kendisi mâlik değil, memlûktür. Hür değil, abddir.

(Mektûbat-2, s, 22)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Risâle-i Nûr, hakîkat-i Kur’ân ve mirâc-ı îmândır.

(Emirdağ Lâhikası-3, s, 41)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Konuşan yalnız hakîkattir.

(Emirdağ Lâhikası-4, s, 291)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Biz ancak Allah’ı ve rızâsını istiyoruz.

(Şua'lar-1, s, 446)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“Her kim olursan ol, bak, gör. Yalnız gözünü aç, hakîkati müşâhede et. Saadet-i ebediyenin anahtarı olan îmânını kurtar.”

(Kastamonu Lâhikası, s, 16)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ah Üstâdım, ne vardı, insanlar ya göründüğü gibi olsa, yahud olduğu gibi görünseler idi!

(Barla Lâhikası, s, 333)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Rabbim! Sana duâ etmek ile hiçbir zaman mahrûm olmadım.

(Sûre-i Meryem, 4)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ecel mukadderdir, tagayyür etmez.

(Lem'alar, s, 387)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bu yirmi senede kırk bayramımı münzevî, yalnız geçirdim.

(Emirdağ Lâhikası-1, s, 155)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Cenâb-ı Hakk sizi muvaffak etsin, fütûr vermesin, şevkinizi artırsın.

(Barla Lâhikası, s, 114)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş.

(Sözler, s, 120)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Nûrlar’ın esası ve hedefi, îmân-ı tahkîkî ve hakîkat-i Kur’âniyedir.

(Şua'lar-2, s, 370)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Samîmiyetin dahi kerâmeti vardır.

(Barla Lâhikası, s, 8)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ey nefis!

Seni tutup düşmekten muhâfaza eden Zât-ı Kayyûm’a dayan.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 175)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Yemîn olsun (Allah yolunda) harıl harıl koşanlara!

(Sûre-i Âdiyât, 1)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

San'atlı bir eser, san'atkârı îcâb eder.

(Mektûbat-2, s, 369)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bazen bir tek kelime sebeb-i necât ve medâr-ı rızâ olur.

(Lem’alar, s, 159)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Elli senelik bir ma‘nevî ibâdet ömrünü ehl-i îmâna kazandırabilen Leyle-i Berâet’inizi ruh u canımızla tebrîk ederiz.

(Şua'lar-2, s, 565)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Cenâb-ı Hak bizi ve sizi, bu zamanın câzibedâr fitnesinden kurtarsın. Ve muhâfaza eylesin. Âmîn!

(Gençlik Rehberi, s, 21)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Veicze

Nimet şükrü görmezse, gider.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 96)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Her derdini bilir; ve bilerek inâyetiyle imdâdına yetişir bir Alîm ve Rahîm var.

(Şuâ'lar-2, s, 608)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Okuyun, okuyun. Okudukça risâleler feyiz-âver nûrlar saçıyorlar.

(Barla Lâhikası, s, 237)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Şu zamanın yaralarına devâdır.

(Sikke-i Tasdîk-i Gaybî, s, 227)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Hudûdsuz şükürler, nihâyetsiz medh ü senâlar olsun ol Zât-ı Zü’l-Celâl’e ki, bizleri cehl-i mutlak derelerinden isyân ve küfrân bataklıklarından lütuf ve keremiyle çıkarıp, gözleri kamaştıran en parlak bir nûra talebe etmiştir.

(Emirdağ Lâhikası-1, s, 146)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

O'na elini atan ve yapışan, necât bulur.

(Asâ-yı Mûsâ, s, 79)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Lütf u kahrı şey-i vâhid bilmeyen çekti azâb * Ol azâbdan kurtulup sultân olan anlar bizi.

Niyâzî-i Mısrî (Emirdağ Lâhikası-1, s, 198)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Duânın te’sîri azîmdir. Hususan duâ külliyet kesb ederek devam etse, netice vermesi gālibdir. Belki dâimîdir.

(Mektubât-1, s, 129)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ayıl artık gaflet sarhoşluğundan,

durma uyan

Yarın mes’ûd olacaktır, yoklukta

Hakk’ı bulan.

(Emirdağ Lâhikası-3, s, 46)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

El-Emân el-Emân! Yâ Hannân! Yâ Rahmân! Beni günahların ağır yüklerinden halâs eyle!

(Mesnevî-i Nûriye, s, 161)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kâğıt bitti, manâ da bitti.

(Şua’lar-2, s, 403)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Sizin Mi‘râc'ınızı tebrîk ve Mi‘râc Sâhibi’nin (asm) sünnet-i seniyesine sizi ve bizi tam muvaffak eylemesine rahmet-i İlâhiyeden niyâz ediyoruz.

(Kastamonu Lâhikası, s, 518)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Odur herkese nokta-i istinâd, odur her zaîfe cihet-i istimdâd.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 89)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Her bir masnû öyle bir mektûb-u Rabbanîdir ki, umum zîşuûr onu mütâlaa eder.

(Tılsımlar, s, 68)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Seherdir, ehl-i zenbin tevbegâhı.

Uyan, ey kalbim vakt-i fecirde, 

(Sözler, s, 92)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“Bir göz hatırı için çok gözler sevilir”

(Mektûbat-1, s, 110)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Senden ayrılan ve sana âit olmayan şeylerle ma’nâsız uğraşma.

(Sözler, s, 64)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Gözü veren zât, hem gözü görür, hem ince bir ma'nâ olan gözün gördüğünü de görür.

(Şua'lar-1, s, 6)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Giden gelmez, gelen gider.

(Zülfikār, s, 10)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

San’atında akılların hayrette kaldığı zât, (her türlü naks ve kusurdan) münezzehtir.

Arabî ibâre (Mektûbat-1, s, 11)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bir nûr ki bahr-i hakîkat ve mahz-ı hidâyettir o...

(Lem'alar, s, 320)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Niyet bir ruhtur. O ruhun ruhu da ihlâstır.

Öyle ise, necât ve halâs ancak ihlâs iledir.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 64)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ezelden ebede kadar her bir kimse tarafından yapılan hamd, Ona mahsûstur.

(Arabî ibâre) Mektûbat-1, s, 86

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kaderden sana atılan bir musibet taşına ma'rûz kaldığın zaman (Muhakkak ki biz, Allah'a âidiz ve muhakkak ki biz, ancak O'na dönücüleriz!) de.

Ve Merci’-i Hakîkî'ye dön.

Îmâna gel.

Mükedder olma.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 114)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“Size böyle ni'met eden bir zât, sizi başıboş bırakmaz ki,

kabre girip kalkmamak üzere yatasınız.”

(Zülfikār, s, 75)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

İhlâs ile kim ne isterse Allah verir.

(Lem'alar, s, 157)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Misafir, yolunu düşünmeli.

(Lem'alar, s, 247)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Dikkat et. Herbirisinde o gizli zâttan haber veren işler var.

(Asâ-yı Mûsâ, s, 209)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Rızâ-yı İlâhî ve iltifât-ı Rahmânî ve kabûl-ü Rabbânî öyle bir makamdır ki, insanların teveccühü ve istihsânı, ona nisbeten bir zerre hükmündedir.

(Mektûbat-2, s, 297)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Rûy-u zemîn bir sofra-i Rahmândır, insanın şerefine kurulmuştur.

(Zülfikār, s, 165)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Seksen küsûr sene bir ömr-ü ma‘nevîyi sizlere kazandıracak olan şuhûr-u selâse-i mübârekeyi

ve bilhassa

bu geceki Leyle-i Regāib’i tebrîk ediyoruz.

(Kastamonu Lâhikası, s, 300)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ey dünyaperest insan! Çok geniş tasavvur ettiğin senin dünyan, dar bir kabir hükmündedir.

(Lem'alar, s, 143)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Âhiretten (vazgeçip) dünya hayâtına mı râzı oldunuz? 

(Tevbe, 38)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Lisân-ı hâl, bazen lisân-ı kālden daha kuvvetli konuşuyor.

(Şua'lar-2, s, 374)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Evet, güneş varken mumların ışığı altına girmeye ihtiyaç yok.

(Mektûbat -1, s, 237)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Çöl arâzîsi, düşmanlarla beraber bir fincan kadar dardır. İğne deliği, dostlarla beraber bir meydan kadar geniştir.

(Arabî ibâre) Lem’alar, s, 13

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Yazdığınız zaman sizin yazılarınız elmas gibi kıymetli olur.

(Lem'alar s, 319)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Gel ey bedbaht nefsim! Fânî vücudunu Yaradanına fedâ et, çünkü şu vücut zâten emânettir.

Fârisi İbâre (Mesnevî-i Nûriye, s, 90)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Risâle-i Nûr'un hedefi, doğrudan doğruya âhirettir.

Dünya ile alışverişi yoktur.

(Şua'lar-2, s, 436)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Manevî cihadda küçük mes’ele zannettiğiniz, çok büyük olabilir.

(Lem’alar, s, 163)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Derd benimdir, devâ Kur’ân’ındır.

(Barla Lâhikası, s, 13)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kalbimin gıdası, ruhumun âb-ı hayatı ve latîfe-i Rabbâniyemin hevâ-yı nesîmîni cezb ve celb eden namaz

(Sözler, s, 93)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

San’atında akılların hayrette kaldığı zât, (her türlü naks ve kusurdan) münezzehtir.

Arabî ibâre (Mektûbat-1, s, 11)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Evet, Risâle-i Nûr'un şahs-ı ma'nevîsinden gelen şifâ duâsı, öyle yüz bin doktora mukabil gelir diye, biz de tasdîk ettik.

(Sikke-i Tasdîk-i Gaybî, s, 170)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Verilen hüsün, verenin hüsnüne delildir.

(İşârâtü'l-İ'câz, s, 141)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ömür bir sermayedir, gidiyor.

(Lem'alar, s, 211)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Dünyayı ve ondaki mahlûkâtı ma'nâ-yı harfiyle sev. Ma'nâ-yı ismiyle sevme.

“Ne kadar güzel yapılmış” de,

“Ne kadar güzeldir” deme.

Ve kalbin bâtınına başka muhabbetlerin girmesine meydan verme.

(Sözler, s, 309)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Allah’a tevekkül edene Allah kâfîdir.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 124)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Hayat ne kadar kısa, emel ne kadar uzundur!

(Mesnevî-i Nûriye, s, 190)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bir şeyde zahmet ve meşakkat, alâmet-i makbûliyettir.

(Kastamonu Lâhikası, s, 328)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“Büyük görünme, küçülürsün”

(Sözler, s, 349)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Bu Nûr risâle-i şerîfeleri bir gülistân-ı cinândır.

(Barla Lâhikası, s, 95)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kalbime teselli nûrlarını serpen Hâlık-ı A’zam’a binlerce şükür.

(Barla Lâhikası, s, 58)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Hayat zannettiğin hâlet, yalnız bulunduğun dakikadır.

(Tılsımlar, s, 92)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Akıl yürüyüş yaparken, bazen kalbimle arkadaş olur.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 230)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Şükür, ni‘meti ziyâdeleştiriyor.

(Lem'alar, s, 7)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kedinin mırmırlarını dinlesen, “Yâ Rahîm, yâ Rahîm, yâ Rahîm” diye Mün‘im-i Hakîkî’yi zikrettiğini sen de anlarsın.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 65)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Zâhiren çirkin perdeler altında, gayet güzel netîceler var.

(Emirdağ Lâhikası-1, s, 254)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

“En büyük dersimiz, acz ve fakr ve şefkat ve tefekkürdür.

(Emirdağ Lâhikası-4, s, 227)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ey gençliğinde gülmüş, şimdi güldüğüne ağlayan nefsim!

(Sözler, s, 16)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ârife işaret yeter.

(Zülfikār, s, 113)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ruhum nâ-hoş, kalb bî-hûş, kafa bomboş.

(Barla Lâhikası, s, 226)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Misafir olan kimse, beraberce götüremeyeceği bir şeye kalbini bağlamaz.

(Mesnevî-i Nûriye, s, 113)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Meselâ kar'ı, pek bâridâne ve tatsızca telakkî ederler.

Halbuki o bârid, tatsız perdesi altında, o kadar harâretli gayeler ve öyle şeker gibi tatlı neticeler vardır ki, ta'rîf edilmez.

(Sözler, s, 90)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Kedinin rızıklarıdır ki, bereket sûretinde gelir. Ben de ondan istifâde ederim.

Evet, hazîn mırmırlarını dikkatle dinlesen, “Yâ Rahîm! Yâ Rahîm!” çektiklerini anlarsın.(Mektûbat-1, s, 58)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Baş ile yapılan secde, Allah için olursa ibâdettir. Gayrısı için olursa dalâlettir. (Mesnevî-i Nûriye, s, 188)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Sen kendi nefsinde görmediğin veya görmek istemediğin kusurunu gör.

Bir hisse de ona ver. 

(Mektûbat-1,s, 112)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Ey gençliğinde gülmüş, şimdi güldüğüne ağlayan nefsim!

(Sözler, s, 16)

Hazır Çevrilmiş Osmanlıca Görselli Metin

Vecize

Çalışınız, çalışınız, çalışınız! Ve kat‘iyen inanınız ki, nûrun şefâatı, nûrun duâsı, nûrun himmeti sizi kurtaracaktır. (Emirdağ Lâhikası-1, s, 260)