
Hem o cüz’iyâtı îcâd eden kim ise, cüz’iyâtı ihâta eden unsurları ve semâvât ve arzı dahi o halketmiştir . Çünkü görüyoruz ki, cüz’iyât külliyâta nisbeten birer çekirdek, birer küçük nüsha hükmündedir. Öyle ise o cüz’îleri halk eden zâtın elinde, anâsır-ı külliye ve semâvât ve arz bulunmalıdır. Tâ ki hikmetinin düstûrlarıyla ve ilminin mîzânlarıyla o küllî ve muhît mevcûdâtın hulâsalarını, ma‘nâlarını, numûnelerini o küçücük misâl-i musağğarlar hükmünde olan cüz’iyâtta derc edebilsin.